Fil Suresinin Hikayesi

Mutlaka okumanız gereken bir hikaye

Fil Suresinin Hikayesi
12 Mart 2016 Cumartesi 13:34

 Kabeyi koruyan manevi ordu Habeşistan Krallığı’nın Yemen valisi olan Ebrehe, milâdî 570 yıllarında San’a şehrinde, ‘Kulleys’ adı verilen muhteşem bir kilise yaptırmıştı. Maksadı, Kâbe ziyaretine rağbet gösteren Arapların ziyaretlerini oraya çevirmekti. Bu duruma tepki gösteren bir adam da, gecenin birinde Kulleys’e girip içine pislemişti. Bu hakarete çok öfkelenen ve koyu bir hıristiyan olan Ebrehe, gidip Kâbe’yi yıkmaya karar verdi. Topladığı onbinlerce asker (altmış bin olduğu söylenir), Mahmud adlı büyük bir fil ve daha başka fillerle Mekke’ye doğru yola çıktı. 

Önüne çıkan bazı kuvvetleri de mağlup ederek ilerledi. Taif şehrine gelince askerlerin bir kısmını Mekke’ye gönderdi. Onlar da Peygamber s.a.v.’in dedesi ve Kureyş’in reisi Abdülmuttalib’in ikiyüzü aşkın devesiyle ahalinin hayvanlarını sürüp götürdüler. Bu olayın peşinden Abdülmuttalib, gidip Ebrehe’yle görüştü, develerinin geri verilmesini istedi. Ebrehe dedi ki: "Benden develerin istiyorsun da, Kâbe’den hiç söz etmiyorsun. Halbuki ben onu yıkmaya geldim. Ben develerin sahibiyim. Kâbenin de onu koruyacak sahibi vardır!" Bu görüşme sonunda develer geri verildi. 

Mekke halkı bu güçlü orduyla savaşamayacağı için, anlaşma gereği dağlara çekilip neticeyi beklemeye başladı. Ebrehe ordusu büyük fili önden sürerek Mekke sınırına dayandı. Kâbe’yi halatla bağlayıp fillerle çekerek yıkmak istiyorlardı. Bu sırada Ebrehe’nin yol kılavuzlarından Nüfeyl b. Habib, koca filin kulağından tutarak şöyle bir şey söyledi, sonra da koşarak dağa çıktı: "Ey Mahmud çök! Sakın ileri gitme, sağ salim geriye dön!" Mekke’ye girişte büyük fil direndi, zorlanınca yere yattı. Onu bir türlü Kâbe cihetine yürütemediler. 

O anda sürü halinde ebabil kuşları ortaya çıktı. Her birinin ağzında ve ayaklarında nohut gibi birer taş vardı. Bu taşları ordu üzerine mermi gibi boşalttılar. Kime rastlarsa delip geçiyordu. Askerlerin çoğu öldü; ‘Fil Ordusu’ dağılarak Yemen’e döndü. Ebrehe de dönüşte öldü. Kâbe ise olduğu gibi kaldı. 

Kur’an’da Fil Suresi bu olayı anlatır. 

Fil suresi 

BİSMİLLAHİRRAHMANIRRAHİM 

ELEM TEREKEYFE FEALE RABBÜKE BİASHABİL’FİL* ELEM YEC’AL KEYDEHÜM Fİ TADLİLİN* VE ERSELE ALEYHİM TAYREN EBABİLE* TERMİHİM BİHİCARETİN MİN SİCCİLİN* FECEALEHÜM KEASFİN ME’KULİN*

Tercümesi Ey Muhammed! Kabe’yi yıkmağa gelen fil sahiplerine Rabbinin ne ettiğini görmedin mi? Onların düzenlerini boşa çıkarmadı mı? Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi. Sonunda onları, yenilmiş ekin gibi yaptı.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tuana - 3 yıl önce
Çok güzel bir hikaye teşekkür ederim
Avatar
mehmet - 3 yıl önce
Çok iyi
Avatar
Hfh - 3 yıl önce
Teşekkür
Avatar
emre - 2 yıl önce
Cok iyi abi keske peygamberlerim olmeseydi o savasta biz biz olsedik
Avatar
Serkant - 2 yıl önce
Vay canına:○
Avatar
Ali - 2 yıl önce
Çook güzel müthiş bir hikaye
Avatar
Rumeysa - 2 yıl önce
Tesekkurler cok guzl olmus
Avatar
ela - 3 yıl önce
çok iyi deil