Bilinmeyen Yönleriyle Kleopatra

Şüphesiz Antik Mısır denilince ilk akla gelen isimlerden biri de Kleopatra'dır.

Bilinmeyen Yönleriyle Kleopatra
11 Mart 2016 Cuma 18:12

 Adı pek çok politik ve askeri mücadeleye karışan Mısır Kraliçesi'ni asıl popüler yapan ise, Roma'nın en ünlü generalleriyle yaşadığı aşklar ve entrika dolu hikayelerdir.

Bunlardan biri vardır ki; Mark Antony ile yaşadığı aşk efsaneleşmiş, yıllar sonra William Shakespeare tarafından da kaleme alınmıştır.

Bu aşkın detayına geçmeden önce Kleopatra'yı daha yakından tanıyalım:

* Mısır'ın bu en ünlü kraliçesinin aslında Mısırlı olmadığını biliyor muydunuz?


Doğuya düzenlediği seferlerle ünlenen Makedon kralı Büyük İskender'in ölümünden sonra, imparatorluk dağılmış, topraklar generalleri tarafından bölüşülmüştü. Bu generallerden 1. Batlamyus'un payına ise Mısır düşmüştü. 
Böylece m.ö. 300'lü yılların başında Mısır'da Batlamyus Hanedanı dönemi başladı. İşte m.ö. 69 yılında dünyaya gelen Kleopatra bu hanedanın üyesi olup aslında Yunan kökenliydi.

* Günümüzde sadece güzelliğinden ve güzellik sırlarından bahsedilen Kleopatra, aynı zamanda çok zeki bir kadındı.
9 dil bildiği ve matematikle ilgilendiği rivayet edilir.
Mısır dili, Yunanca, Arapça, Farsça, İbranice ve Latince bu diller arasındaydı.

O dönem hanedan üyeleri, Mısırlılarla karışmamak için kendi soyundan gelen kişilerle evleniyorlardı. Bu nedenle babası öldükten sonra 17 yaşındaki Kleopatra küçük erkek kardeşiyle evlenerek tahta geçti.
Halka yakınlaşmak için Mısır dinini ve dilini öğrenmeye başladı. Gücünü artırmak için kendini Mısır tanrıçası İsis'in enkarnesi olarak tanıttı.

O sırada Mısır'da çıkan iç karışıklılar sonrası kardeşi tarafından iktidardan uzaklaştırılarak sürgüne yollandı.

İşte Romalı generallerle ilişkileri bundan sonra başlar...

* İktidarı ele geçirmek isteyen Kleopatra, Roma'dan yardım istemeye karar verdi.

Çünkü kardeşi ile ünlü general Jül Sezar'ın arası açılmıştı.
Bu durumdan faydalanmak isyeten Kleopatra'nın Roma'ya gidip bir halı içinde gizlice Sezarı'ın sarayına girdiği ve onu kendine aşık ettiği söylenir.

Sezar'la birlikte Mısır'a dönen ve onun sayesinde yeniden tahta çıkan Kleopatra burada bir süre Roma generali ile aşk yaşadı ve ondan bir çocuk sahibi oldu.
1 sene sonra çocuğunu da alıp Roma'ya giden kraliçe burada tepkiyle karşılaştı.
Zaten evli olan Sezar'ın bir de üstüne yabancı bir kraliçe getirmesi başlı başına bir skandaldı.
Fakat tüm bunlara rağmen Sezar, Roma'da Kleopatra'nın bir altın heykelini diktirmekten vazgeçmemiştir. 

İki imparatorluğu birleştirerek büyük güce sahip olmak isteyen Kleopatra'nın hayali Sezar'ın suikaste kurban gitmesiyle suya düştü.

Sezar'ın ölümünden sonra tek yasal varisi ve aynı zamanda yeğeni olan Oktavyus ile general Mark Antony arasında iktidar savaşları başlamıştı.
Bu karışıklıklar sırasında Kleopatra'nın sadakatinden emin olmak isteyen Mark Antony, en yakın arkadaşıyla haber göndererek kraliçeyi Tarsus'a davet etti.
Burada 28 yaşındaki kraliçenin güzelliğinden etkilenen general, kraliçeye delicesine aşık oldu ve kış mevsimini onunla birlikte İskenderiye'de geçirdi.

İkiz çocukları olan ve karşıklıklar nedeniyle uzun dönemler ayrı kalmak zorunda olan çiftin en büyük düşmanı Oktavyus'tu.
 
Mark Antony, Oktavyus'un kız kardeşiyle evli olmasına rağmen, Mısır'da Kleopatra ile evlendi. M.Ö. 31 yılında iplerin iyice gerilmesiyle iki taraf arasında Aktium Deniz Savaşı başladı ve bu savaş iki sevgilinin de sonunu hazırladı.
 
Sonradan Batı’nın Doğu’ya karşı galibiyeti olarak yorumlanan savaş sonunda daha fazla dayanamayan Mark Antony intihar etti.

Ardından da Kleopatra'nın kobra yılanına kendini sokturarak yaşamına son verdiği rivayet edilir.

Fakat günümüzde yapılan bazı araştırmalar sonucu Kleopatra'nın aslında bir zehir karışımı içerek intihar ettiği ileri sürülmektedir. 

Bu trajik sonun popüler kültürde bir de şöyle bir versiyonu vardır.
Savaş sırasında kendi donanmasıyla Mark Antony'e destek veren Kleopatra, sevgilisinin yenileceğini anlayınca, onu yalnız bıraktı...

Kendi donanmasını geri çekerek İskenderiye'ye kaçtı ve burada ulaklar ile öldü haberini yaydı.
Bunu duyan Antony, üzüntüden hançeri göğsüne saplayarak intihar etti.
Kleoptra ise Oktavyus'u gözüne kestirmişti ama yanılmıştı.
Ne yaparsa yapsın onu baştan çıkaramayacağını anlayınca ölümsüzlüğün simgesi olan yılana göğsünü ısırtarak hem kendi hayatının hem de Batlamyus Hanedanı'nın sonunu getirdi.

Roma'yı Sarsan Kraliçe Kleopatra'nın Hikayesi

"Sadece hafif meşrep bir kadın değil, kraliçeydi"
Bu enteresan kadını günümüze taşıyanlar aslında Hollywood yıldızları Theda Bara, Claudette Colbert ve tabi ki Elizabeth Taylor gibi ünlüler. M. Ö. 1. yüzyılda bu kadar zengin olmanın ne denli eğlenceli olduğunu beyaz perdeye aktardılar.

"Mısır'ın eşsiz prensesiydi"
M. Ö. 69 yılında doğan Kleopatra, "Auteles" yani "Flüt Çalan" olarak bilinen XII. Ptoleme'nin üçüncü çocuğuydu. Mısır, o zamanlar hala zengindi. Ne var ki, eski imparatorluk yavaş yavaş eriyordu. Makedonyalı sahiplerinden memnun olmayan yerliler son derece huzursuzdu.

" Kralın gözde kızıydı"

Flütçü, tahtına sahip çıkmak için sürekli Roma'ya giderek yardım istiyordu. Kleopatra'yı da daha 12 yaşındayken bu yolculuklardan birinde yanına almıştı. Böylece Kleopatra, Romalı tefecilerin, işlerin yürümesi için babasından 10.000 altın istediklerini görmüştü.

"7 dil bilen entelektüel bir kraliçeydi"

Kleopatra'nın iyi bir eğitim aldığı tahmin ediliyor. O dönemin tarihçilerine göre Kleopatra kendi dilinden başka İbraniceyi, Arapçayı, Farsçayı, Ermeniceyi, Habeşçeyi, ve Somali dilini hem okuyup hem yazabiliyordu.

"Kardeşler arası entrikalar başlamıştı"

Ptoleme, sadece buyruğu altındakilere değil, çocuklarına bile söz geçiremiyordu. Günün birinde uzaklardayken, en büyük kızı Tryphaena tahtı ele geçirdi. O öldürüldükten sonra da taht, ikinci kızı Berenice'ye geçti. Sonra da, Ptoleme Roma yardımıyla geldi ve onu idam ettirdi. En büyük çocuk olan Kleopatra'nın düşünüp bir çözüm bulması için çok nedeni vardı.

"Kleopatra için zor bir hayat başlamıştı"

Mısır'ın Romalılardan gelecek yardıma ihtiyacı olduğunu biliyordu. Ne var ki, bu yardım için para vermek devletin yoksullaşmasına neden oluyordu. Aile içinde de kendini kollaması gerektiği açıkça ortadaydı. Bir şeyler yolunda gitmiyordu ve düzelmesi gerekiyordu.

"Artık Mısır'ın tahtı onundu"

M. Ö. 51 yılında, Kleopatra henüz 18 yaşındayken babası öldü ve krallık Kleopatra ile 10 yaşındaki erkek kardeşi XIII. Ptoleme'ye kaldı. Fakat hükümdarlıkta işler kötü gidiyordu. O yıl Nil taşmadığından tarım berbat durumdaydı. Yerli halkta, kökeni Makedonya olan hanedana karşı güvensizlik ve hatta nefret vardı. Bu melez yönetimden oldukça rahatsızlardı.

" Sezar, Kleopatra'yla tanışacağını hissetmişti"


Kardeşinin aklına giren harem ağası ve çevresindekiler yüzünden iktidardan uzaklaştırılıp Güney Mısır'daki Nil Vadisi'ne sürgüne yollandı. Bu arada Roma'da iktidar 3'e bölünmüş durumdaydı. Sezar, Pompei ve Crassus arasnda bölüşülen güç, pek parlak değildi. O dönemde kazandığı savaşlarla bu 3'e bölünmüş iktidarda ön plana çıkan Sezar, Kleopatra ve erkek kardeşini barıştırma niyetindeydi.

"Büyük bir aşk başlamıştı"

Fakat Kleopatra, kardeşiyle barışmak istemiyor, bundan önce Sezar'ı etkilemeyi planlıyordu fakat pratikte ona ulaşması oldukça zordu. Sicilyalı kölesi Apollodores'in önerisiyle kendini kilime sardırtarak Sezar'ın huzuruna taşıttı. Sezar, Kleopatra'nın aklından ve cesaretinden oldukça etkilenmişti. Kleopatra'yı erkek kardeşiyle de barıştıran Sezar, onların arasını bozan harem ağasını da öldürttü.

"Cesur ve zeki kraliçe, Roma'yı sarsıyordu"

İşte, Kleopatra buydu. Kendini sardırdığı kilim içinde boğulmak üzereyken Sezar'a ulaşmaya cesaret eden bu kadın, tahtını da geri almayı başarmıştı. Tabii bu arada, 50 yaşına gelmiş ve saçları dökülmüş Sezar'la da yatmıştı. Koskoca Sezar'ı kendine aşık eden bu kadının ihtirası Sezar'a Mısır ordusu karşısında kendi gemilerini yaktırmış, çıkan yangın da İskenderiye'deki kütüphaneye sıçramış ve "insanlığın hafızası" kabul edilen bu kütüphanenin bir kısmını alevler yutmuş.

"Mısır'ın tek sahibi çalışkan ve azimli kadındı"

Yangından sonra Kleopatra'nın kardeşi Nil'de boğulmuş olarak bulundu. Bundan sonra ise Kleopatra tek başına tahta oturdu ve bütün Mısır'ın yönetimini eline aldı. O sırada Sezar'dan bir çocuğu oldu ve minik Sezarion'u alıp Roma'ya gitti. En büyük hayali, iki imparatorluğu birleştirip Büyük İskender'in de hayali olarak bilinen tüm dünyaya sahip olmaktı. MÖ 44''te Sezar ölünce bu hayallerini ertelemek zorunda kaldı.

" Eğlenirken zorluklara göğüs gerdi"

Sezar ölünce Roma İmparatorluğu, tahta çıkan Octavian (Sezar'ın yeğeni ve resmi evlatlığı) ve Marcus Antonius arasında ikiye ayrıldı. Doğu, artık Marcus tarafından yönetilmekteydi ve ilk işi de Mısır'ı ziyaret oldu. Antonius Kleopatra'ya delice aşık oldu. Kleopatra'nin Antonius'dan da iki kız çocuğu oldu. Bir süre Tarsus'da yaşadılar ve bu yıllarda Octavius'a savaş açtılar. Aktium'da yapılan savaşta Kleopatra ve Marcus kaçmak zorunda kaldı.

" Ölümünde bile cesur Mısır prensesiydi"

Kleopatra'nın ölümüne dair birçok rivayet var ama en ünlü efsanelerden biri kendini bir yılana sokturarak intihar ettiğiydi. Ama sürekli yanında bir yılanla gezmeyecek kadar zeki bir kadın olan Kleopatra'nın intihar etmek için kendi zehrini yanında taşıdığı düşünülüyor.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.