İşgal altında İstanbul

465 yıllık başkent İstanbul'a ilk kez düşman askeri ayak bastı. Başkent İstanbul’un yaklaşık beş buçuk yıllık bir sürecek esareti böyle başladı.

İşgal altında İstanbul
10 Mart 2016 Perşembe 16:58

 Osmanlı devleti ile itilaf devletleri arasında imzalanan Mondros Ateşkes antlaşması sonrasında 13 Kasım 1918 tarihinde 61 parçadan oluşan İtilaf devletleri filosu İstanbul önlerine gelerek Haydarpaşaya demirledi.15 Kasım günü ise itilaf devletleri filo komutanlığı ile İstanbul boğazlar komutanlığı arasında bir protokol imzalandı. Protokole göre itilaf devletleri karaya asker çıkararak müstahkem mevkileri işgal edebilecekti.  İşgal kuvvetlerinin karaya çıkışı ile 465 yıllık başkent İstanbula ilk kez düşman askeri ayak bastı. Başkent İstanbul’un yaklaşık beş buçuk yıllık bir sürecek esareti böyle başladı.

İşgal kuvvetleri İstanbul’a asker çıkarmaya başladıktan sonra şehirde bulunan sivil ve askeri kamu binalarına el koymaya başladılar. El konulacak binaları ve bunları işgal kuvvetleri arasında paylaştırmak için de Müttekfikler Arası Elkoyma Komisyonu kurdular.
İşgal güçleri kısa süre içerisinde başkent İstanbul’u denetimi altına aldı. Mevcut Osmanlı hükümetine rağmen İstanbul’un yönetimine el koydular. Polis,sağlık, gıda, cezaevi, sansür,telgraf denetimi,levazım,pasaport,donanma,ordu komisyonları kurarak şehrin denetimini ellerine aldılar. hızlı bir şekilde tutuklamlara giriştiler.Yüzlerce sivil ve asker tutukladılar.Yaşanan bu gelişmelerle İstanbul hükümetinin şehirdeki otoritesinin kayboldu. 
 
Şehri işgal eden itilaf güçleri şehrin en işlek caddelerinde askeri kıtalar ile gövde gösterileri yaparak İstanbul’da bulunan devlet erkanına ve halka buranın artık kendilerine ait olduğunu hissetirmeye çalıştılar. Bu gösteriler aynı zamanda şehirde yaşayan Müslümanların geleceğe dair ümitlerini yok etmeyi amaçlıyordu.
İşgal yıllarında İtilaf devletleri polisi basına çok sıkı sansür bir uyguladı. Gazeteler yayınlanmadan önce sansür memurlarının kontrolünden geçirildi. İşgalciler uygun görmedikleri yazı ve fotoğrafların gazete, dergi ve kitaplarda yayımlanmasına asla izin vermediler. Bu sebeple gazetelerde çokça boş sütun bulunurdu. Bunun sebebi klişelerin sansür memurunca baskı aşamasında söktürülmesiydi. Ayrıca üzerinde “Censored By Allied Authorities The Censor”  kaşe ve mührü bulunmayan fotoğrafların yayınlanması da suçtu.
 
Beş buçuk yıllık işgal sürecinde İstanbul halkı büyük sıkıntılarla karşılaştı. Kendi topraklarında esir muamelesi gördü. Bir vatandaş tren ya da vapur için birinci mevkide bilet almış olsa bile birinci mevkide gitme hakkı her zaman için işgal gücü askerlerinindi. Beşiktaştan Üsküdüra geçmek için işgal kuvveti pasaport bürosundan vize alma zorululuğu vardı.
Şehrin her caddesinde her noktasında bulunan işgal kuvvetlerinin gözetimi alktında yaşayan İstanbul halkının bu esareti 2 Ekim 1923 günü sona erdi. İşgal kuvvetlerinin İstanbul’dan gönderilmesi ile İstanbul artık Türk ordusunu beklemeye başladı. 6 Ekim sabahı II.Kolordu birlikleri Sarayburnu’ndan rıhtıma çıkarak Gülhane Parkında toplandılar. Türk ordusu İstanbul halkının sevinç gösterileri arasında buradan hareket ederek Köprü,Şişhane,Beyoğlu İstiklal caddesi yolu ile Taksim meydanına gelerek bir geçit töreni yaptı.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.